Ya Rab! Çok İstediğim Şeyden Koru Beni
Hayat, bazen bize istediğimizi verir, bazen de vermeyerek korur. Zaman geçtikçe insan şunu anlıyor: Her istek hayır değil, her kavuşma huzur değil. İşte tam da bu yüzden, insanın duası değişiyor. “Ver” demekten çok, “hayır değilse uzak tut” demeye başlıyorsun.
Bir şeyi çok istiyorsun… Kalbinde yer ediyor, geceleri aklından çıkmıyor, dualarında hep o var. Ama sonra zaman geçiyor ve istediğin o şeyin seni neye dönüştüreceğini, ruhunda ne yaralar açacağını fark ediyorsun. Ya da henüz fark etmesen bile, bir yerlerde içini kemiren bir huzursuzluk oluyor.
Ve işte o an geliyor:
“Ya Rab! Çok istediğim şeyden koru beni” diyorsun.
Çünkü sen görüyorsun, ben göremiyorum.
Sen bilensin, ben bilmeyenim! ne bilmediğimi de bilmeyenim…
Sen geleceği sarıp sarmalarken, ben ancak bugüne bakabiliyorum.
Bazen bir insan, bazen bir iş, bazen bir hayal… Öyle çok istersin ki. Sadece senin olsun istersin. Ama sonra Allah seni korur. Sessizce. Anlamadan. Hatta bazen öyle bir korur ki, sen buna “kaybetmek” dersin. Oysa bir felaketi engellemiştir. Ve bunu yıllar sonra anlarsın.
Bu dua, kalbin teslimiyeti gibidir:
İradeni, arzularını, planlarını Allah’ın ilmine bırakmaktır.
“Ben çok istiyorum ama sen daha iyisini bilirsin” demektir.
“Benim kalbim küçük ama senin rahmetin sonsuz” demektir.
Belki şimdi anlayamıyorsun, belki gözyaşlarıyla yazıyorsun bu duayı. Ama bil ki, gönülden edilen bu teslimiyet duası, en çok kabul olunan dualardandır. Çünkü içinde samimiyet var, tevazu var, ilahi ilme güven var.
Dua’ya Dua ile Amin diyelim!
“Allah’ım, kalbime düşen her arzuyu, senin razı olmadığın bir sona götürüyorsa, beni ondan uzak tut. Çok istesem bile…
Hakkımda hayırlı olmayan şeyleri bana nasip etme. Gözyaşı döksem de, nefsim dirense de, senin ilminde hayır yoksa, kalbimi serin tut ve beni koru. Amin.”
Ücretsiz Ön Görüşme
Yorumlar
Yorum Gönder