İnsanlar Zulmeder, Kader Hep Adalet. Ama Kadere Bazen Yardımcı Olmak Gerekir

İnsanlar Zulmeder, Kader Hep Adaletlidir – Ama Bazen Ona Yardımcı Olmak Gerekir

Hayat, bazen anlaması zor, katlanması daha da zor olaylarla doludur. İnsanlar zulmeder. Kimi gücünü kötüye kullanır, kimi susarak suça ortak olur. Kimisi ise sırf kendi acısını hafifletmek için başkasının acısını büyütür. Ve biz her seferinde içimizden sessizce sorarız: “Bu olanlar adil mi?”

Kader, çoğu zaman adaletle eş anlamlıdır. Zaman geçer, roller değişir, maskeler düşer. Hak yerini bulur. Ama bazen bu süreç çok uzun sürer. O kadar uzun ki, adaleti bekleyenlerin gücü tükenir.

İşte tam bu noktada insanın görevi başlar: kadere yardımcı olmak. Sessiz kalmamak, görmezden gelmemek, “Bana dokunmayan yılan…” dememek. Çünkü gerçek adalet, sadece yukarıdan inen bir denge değil; aşağıdan yükselen bir çabadır.

Zulüm karşısında susan, zalimin tarafında yer alır. Bu yüzden bazen adaleti sadece kadere bırakmamak gerekir. Bir söz, bir duruş, bir itiraz… Bazen sadece bir tanıklık bile kaderin işini kolaylaştırır.

Bazı insanlar her şeyi kadere bırakır. Olana “olması gerekiyordu” der, olmayana “demek ki hayırlısı buymuş” diye avunur. Oysa hayatın gerçekliği, yalnızca beklemekle değil; bazen harekete geçmekle, bazen de müdahil olmakla anlam kazanır.

Kader, elbette büyük bir dengedir. Ama o denge bazen bizim adımlarımıza ihtiyaç duyar. Çünkü adalet, yalnızca yukarıdan inmez. Bazen içimizde başlar. Bazen susmamakla, bazen biri için ses olmakla gelir.


Bir haksızlığı görüp de sırtını çevirirsen…

O zaman kaderin işini zorlaştırmış olursun.

Çünkü kader, sadece bir sonuç değildir. O, yol boyunca atılan adımlarla şekillenir.

Ve her insan, o yolda birer etken olabilir.

Kimi zaman bir söz, bir omuz, bir “yanındayım” demek…

Kimi zaman bir yanlışın karşısında dimdik durmak…

İşte bunlar, kadere yardımcı olmaktır.

Sadece kendi hayatımızda değil, başkalarının hayatlarında da kaderin dengesi oluruz. İyiliği seçtiğimizde, adaletten yana durduğumuzda, haksızlığa karşı sustuğumuzda ya da konuştuğumuzda… Her bir seçim, o görünmeyen terazide bir ağırlık yaratır.


Belki de bu yüzden sadece “kaderim böyleymiş” demek yetmediği gibi kolayı tercih edip mücadeleyi bırakıp teslim olmaktır.

Belki de bazen kaderin bir parçası olmak, ona yol göstermek gerekir.

Çünkü bazen, kaderin eli bizim elimizdir.

İnsana ancak çalıştığı kadarı vardır! İnsanın kaderini gayretine bağladık der Allah


Unutma: İnsanlar zulmedebilir. Ama sen, zulme sessiz kalmazsan, kadere yardımcı olup akıbetini değiştirme/ dönüştürme gücüne sahip olduğunu görürsün!                 

Zira “İnandığı gibi yaşamayan, yaşadığı gibi inanır

Son Söz Jung’un olsun “Bilinçaltını bilmeyen başına gelenleri kaderi zanneder”

Ücretsiz Ön Görüşme

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Neden? BDT, Neden Şimdi?

En Güzel Yüzey “Kadın Teni” Daha Güzeli “Kitap”

Aşk: Bazen Nefret Bazen İntikam Bazen Hırstır! En Keyif Verici İntihar Yöntemi Aşk olabilir mi?